[dropcaps type=’normal’ font_size=’65’ color=’#ed145b’ background_color=” border_color=”]Ü[/dropcaps]

lkemizde üretilen ilk hibrit otomobil unvanının sahibi olan C-HR, şimdilik diğer motor seçeneği olan 1.2 litrelik benzinli motor ve 4 çeker sistemi ile elimize geçiyor. C-HR her sokak başında belirdiğinde kendine baktıran bir kompakt crossover kesinlikle. Hatta sürüş esnasında bolca bahsedeceğim artılarının bir sebebi ağırlık merkezinin en alçakta olduğu crossoverlardan bir tanesi olması. Crossover Coupe görünümü ve şişik kaslı yapısı tasarım anlamında benim en çok hoşuma giden yapısını yansıtıyor.

 

 

Kişisel zevk filtrelerinize bırakılacak C-HR tasarımı benim filtremde oldukça kas yığını ve robotik görünüyor. Marka ise buna “elmas formundan ilham alındı” diyor. Şişkin çamurlukları, özellikle ürkütücü C sütunu, spoiler gibi detayları sportiflik anlamında C-HR’a başka bir anlam katıyor. Zira yollarda sürdüğüm fiziksel tutunması en başarılı Crossover bu olabilir.

 

C-HR aslında ilk bakışta fazlasıyla toplu ve kompakt göründüğü için boyutlarını dışarıya yansıtmıyor. İlk etapta B crossover olduğunu hissine kapılsanız da yanılıyorsunuz, C-HR C crossover segmentinde yer alıyor.

 

 

Kokpite geçtiğinizde ise dışarıda görünen kalite ve yapı içeride de devam ediyor. Hatta kokpit olarak en başarılı Toyota modeli denebilir. Kapı içleri, konsolda kullanılan malzeme, yer yer elinizin ulaştığı alanlardaki deri, ortadaki multimedya ekranıyla uyumlu olan çizgi halindeki mavi şerit ve sürücü odaklı konsol yapısı oldukça kaliteli hissettiriyor. Dışarıdan segmentine göre küçük görünen C-HR içeride bunu asla yaşatmıyor. Yaşam alanı olarak yeterli ve makul sayılabilecek C-HR’ın tek sıkıntısı arka camların birazcık küçük olması. Bunun dışında ne diz ne de baş mesafesinde gözle görülür bir sıkıntı bulunmuyor. Fakat yedek lastikle birlikte bagajın 297 litre olması bu segment için biraz küçük sayılabilir. Hybrid versiyonda ise yedek lastik yerine lastik tamir kiti bulunuyor ve böylece bagaj hacmi 377 litreye çıkabiliyor.

 

116 beygir güç 185 nm’lik tork değeri sunan 1.2 litrelik benzinli motorun, gücünü 4 tekerleğe aktarması ilk etapta biraz gereksiz gelebiliyor. Fakat yol tutuş becerilerini ortaya çıkarmaya başladığında bunun güzel ve sportif bir aktarma biçimi olduğunu anlıyorsunuz. CVT şanzıman mütevazı gücü olumsuz yönde etkilemiyor. Genel olarak kullandığımız CVT’lerden şikayetçi olsak da burada şikayetçi olunacak bir durum söz konusu değil. Çünkü sıkışık trafikte de uzun yol kullanımlarında da CVT bir hayli pürüzsüz çalışıyor. Konforlu bir SUV yapısı şehir içinde korurken, virajlı yollarda C-HR’ın içinden bir Japon geni fırlıyor adeta.

 

 

Yazının başında bahsetmiş olduğum ağırlık merkezi düşük bu crossover, hayretler verici bir şekilde yolu tutuyor ve adeta kıvrak bir hatchback’e dönüşüyor. Fizik kurallarına birazcık hakimseniz dahi, C-HR’ın kafadan kayma eğilimi göstereceği noktayı az çok kestirebilirsiniz. Fakat kestirdiğiniz limitin biraz ötesine kadar yolunuz var.

 

Fiziksel tutunması hayli iyi olan C-HR ıslak ve bozuk zeminlerde de bu tutuş performansını koruyor. Normalde hiçbir crossover’ı böylesine virajlı yollara sürmeyi istemezdim fakat C-HR içimde birazcık viraj isteği doğuruyor. 4 çeker sistemini araziye sokmak gibi düşüncelerim olmasa da virajlarda verdiği güven hissi hoşuma gidiyor.

 

 

Buna karşılık şehir içi yakıt tüketiminde 7.4 litrelik değer gösteren C-HR uzun yolda 6.2 gibi bir tüketim değeri gösteriyor. Dışındaki fütüristik tasarım aslında bir ön yargı oluştursa da, C-HR kolay adapte olunan, kullanımı hoş bir crossover. 4 çeker aktarmaya ihtiyaç duymayan ve tasarruf yapmak isteyen bünyeler için ise Hybrid versiyonu biçilmiş kaftan. Üstelik bu motor ve araca 4 çekeri birazcık hayalperest olarak görüyorsanız, aynı motorun 2 çeker versiyonu da satışta. Test ettiğimiz 4 çeker ve üst donanım seviyesindeki C-HR için istenen fiyat etiketi ise 152.000 tl. Fazla hayalperest olmayarak 2 çeker versiyonu tercih ederseniz eğer arada 28.000 tl gibi büyük bir fiyat farkı söz konusu oluyor ki bu da C-HR’ı daha cazip kılıyor. Bana kalırsa, teşvik indirimleri ile de hayli uygun fiyat bandında yer alan Hybrid versiyonu ilk tercih sıralarında yer almalı.

 

Fotoğraf: Alp Emre Göksel

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir